“Azizm Sanat Yıllığı VI” Çıktı

Azizm Sanat Örgütü’nün, 2012’den bu yana her yıl çıkarttığı sanat yıllıklarının altıncısı yayınlandı. Örgütün 2017’dan 2018’ye uzanan ve kuruşunun onuncu yılını kapsayan çalışmalarının bir derlemesi olan kitapta TabuNick Cave ve 100. Yılında Bolşevik Devrimi dosyaları öne çıkarken, yazar Sadık Usta, eleştirmen Ali Şimşek, tiyatro sanatçısı Gamze Süner Atay ve yazar Ayşıl Susuzlu ile gerçekleştirilen söyleşiler dikkat çekiyor. Azizm yazarları ve konuk sanatçıların çalışmalarının yer aldığı “Azizm Sanat Yıllığı VI” kitabını, e-posta ve sosyal medya kanallarımızdan talep edebilir, Çanakkale, İzmir ve Uşak’ta Azizm üyelerinden, diğer kentlerden ise kargo yoluyla edinebilir ve Azizm Sanat’a katkı sağlayabilirsiniz.

Ön kapağında El Lissitsky’nin Yeni İnsan’ının yer aldığı kitabın arka kapak illüstrasyonu ise Murat Gümüş imzası taşıyor. Kitap tasarımının Elif Budak’a ait olduğu yıllığın sunuş metni ve içeriği ise şu şekilde;

Sunuş

İktidara geldikleri ilk günden bu yana, kendi doğrularına uymayan her şeyi ve herkesi yok etmeye çalışan, sanatın tüm alanlarında uygulanan sansürler, yasaklar, tehditler ve baskılar ile çeşitli yıldırma ve tek tipleştirme amacı güden düşünce ve hegemonya karşısında ne yazık ki derin bir sessizlik bıraktık 2017 yılına. Sloganlarımız her geçen gün anlamını yitirmeye başlıyor ve bu tespit, baskı ve gericilikle giriştiğimiz yaşam mücadelesine karşı daha da zayıf bırakıyor bizleri. Yıl içerisinde tanık olduğumuz dayatmalara karşı toplumsal bir direniş göstermiyor oluşumuz çok açıktır ki bireysel korku ve, daha da önemlisi, çıkarların göstergesidir. Oysa onurlu ve aydınlık bir gelecek vaat eden sloganlarımız vardı bizim. Hesaplar sorulacak, yapılanları unutmayacak ve direnecektik… Tüm bu yaşananların sonunda kimler kaldı etrafımızda? Kalabalıklarda sesi hepimizden çok çıkanlar, birer birer eksildi aramızdan, bu vedaları ihanet olarak görmekte fayda var. Gelinen bu noktada kimi suçlamalıyız? Bayrakçılığı bir kenara bırakıp, yalan söyleyen, popülist olan, samimiyetine inanmadığınız tüm yapıları suçlayabilirsiniz çünkü yaşadığımız her yeni baskı ve dayatma bir bakıma onların eseridir.

Bu noktada bir sanat örgütü olarak zaman zaman kendi özeleştirimizi yapıp çıkarımlar elde ediyor, mevziimizi daha da sağlamlaştırıyor ve varlığımızın bilincini pekiştiriyoruz. Bizler, manifestomuzun dışına çıkmayarak, sorumluluğumuzun bilincinde, tarafımızı net bir şekilde ortaya koyarak mücadeleye giriştik. Samimiyetimizi hiçbir zaman kaybetmeden üretimde bulunduk. Popülizmin çekiciliğine aldanmadık, değerlerimizden taviz vermedik. Aksi halde başta kendimize sonra da bizimle aynı tarafta yer alan cesur, ilerici, aydın bireylere haksızlık etmiş, umutlarını yıpratmış olacaktık. Üretimlerimizin temelinde de yer alan daha yaşanabilir bir dünya umudunun inancı içinde onuncu yılımızı tamamlayıp, ikinci on yıla doğru adım atarken, koruduğumuz bilinç ve hassasiyeti giderek güçlendireceğimizi bildirmekten gurur duyuyoruz.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da, karanlığın bizleri içine çekmesine müsaade etmeksizin, korkmadan yazdık ve yayınladık. Tabu dosyamızla, insanın kendisini veya başka birisini boyunduruk altına alma amacını çeşitli tanımlarla ortaya koyarken adeta “Pandora’nın Kutusu”nu araladık. Bu vesileyle, gözle görünürlüğü giderek artan ve ne yazık ki muhafazakâr ikiyüzlülük eşliğinde yaygınlaşarak toplumsal bir sorun halini alan ensesti, Törpü adlı oyunlarıyla sahnede taşıyarak tartışmaya açan tiyatro sanatçısı Gamze Süner Atay ve yazar Ayşıl Susuzlu ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yaz aylarında, 17 yıllık bir aranın ardından ikinci kez ülkemize konuk olacak olan Nick Cave’in, geçtiğimiz Eylül ayında 60. yaş günü onuruna hazırladığımız özel dosyada, “disiplinler arası” nitelemesini, kuramsal bir söylem olmaktan çıkarıp sanatçı tabiatının olmazsa olmazı haline getirerek sinemada, edebiyatta ve elbette müzikte çığır açan Cave’i, hayranlarının görmezden gelemeyeceği, tanımayanları ise hayrana dönüştürebilecek bir içerikle ele aldık.

Geçtiğimiz yılı, örgütümüzün onuncu yılı olmasının çok ötesinde bizler için ölümsüz kılan en önemli gelişme hiç şüphesiz Büyük Ekim Devrimi’nin bir asrı devirmesiydi. Yirminci yüzyılı şekillendirmenin ötesine geçip, günümüzü hatta Azizm Sanat Örgütü manifestosunu bile biçimlendiren, insanlığın bu büyük atılımını, 100. Yılında Bolşevik Devrimi dosyasıyla değerlendirdik. Bunu yaparken iki yıl önce ses getiren Sovyetler ve Sanat dosyamızın tekrarına düşmeden, devrimin günümüzdeki izlerinden yola çıkarak yenilikçi bir doku yakalamak adına, sanat eleştirmeni Ali Şimşek ile röportaj gerçekleştirerek devrimci sanat mirasını geleceğe taşımanın izlerini sürdük.

Çalışmalarımızın her daim üst başlığı olan Aydınlanma felsefesine ayrı bir pencere açtığımız bu süreçte, kavramın tarihsel önemini, söylem ve eylem açısından incelerken, geçtiğimiz Ocak ayında onuncu yılımız kapsamında Uşak’ta düzenlediğimiz Ütopya ve Aydınlanma başlıklı etkinlikte konuşmacı olan, “ütopya” kavramı, sözcüğü ve yazım türü söz konusu olduğunda ülkemizin tartışmasız en yetkin aydını Sadık Usta ile ayrıca Azizm için kapsamlı bir söyleşi hazırladık.

Yıl boyunca yazar sayımızdaki artış, başta müzik eğitmeni ve yazarı Ahmet Say olmak üzere aralarında tiyatro sanatçısı Tamer Levent ve karikatürist Mustafa Bilgin’in de yer aldığı pek çok değerli aydını Azizm Sanat Örgütü bünyesinde buluştururken, elinizdeki sanat yıllığında bu çalışmaların bir demetini okuma şansınız olacak. Zinde bir yoğunlukla geçen onuncu yılımızda, iki kısa metraj filmimizin yapım ve yapım sonrası aşamaları da tamamlandı. Önümüzdeki süreçte yurtiçi ve yurtdışı pek çok festivalde sinemaseverlerle buluşacak olan filmlerimizden Prelüd/Başlangıç, varoluşçuluğun ve melankolik ruh halinin günümüzde yüzeysel olarak iğdiş edilmesini, bir senaristin zaman algısını aşan yolculuğu üzerinden eleştirirken Korkuyu Beklerken ise ülkede ve dünyada canlı bomba saldırılarına tanıklık eden bir bireyin, yaşamına giren korku ile baş etme çabalarını konu ediniyor.

Örgütümüzün yakaladığı bu olumlu ivmede Azizm Sanat’ın değerli okurlarının, yazarlarının ve destekçilerinin katkısı için ne kadar teşekkür etsek azdır. Sizlerin sayesinde yılgınlığa izin vermeden, umutla üretmeye devam edeceğimizi bildirirken, sürekliliğini sürdüren vaziyeti hatırlatmak isteriz; Kral – hala – Çıplak!

Sanat Aydınlanma İçindir,

Sanatla kalın dostlar.

Azizm Sanat Örgütü

***

İçindekiler

Tabuda Radikal Dönüşüm: Modern Öncesi İnsanın Tabusu Ölümden Modern İnsanın Tabusu Ölmemeye – Gevher Gökçe

Söyleşi: Gamze Süner Atay & Ayşıl Susuzlu

Sınırsızlığın Kesiştiği Tabular: Marina Abramovic – Fırat Tunabay

İki Pehlivan – Mustafa Bilgin

Masal – Nilay Yıldırım

Söyleşi: Sadık Usta

Nick Cave’e – Özgür Keşaplı Didrickson

Balaam’ın Eşeği – Tuba Nur Beyret

Bunny Munro: Bir Anti Kahramanın Hikâyesi – Gülbike Yıldırım

Belgesel Sinemada Çağdaş Anlatı Öznesi Olarak Nick Cave – Onur Keşaplı

Bir Taşra Öyküsü – Barış Mehmetoğlu

Sovyetler Birliği’nde Müzik – Ahmet Say

Sanatın Devrimci Devinimi: Proletkült – Tamer Levent

Söyleşi: Ali Şimşek

Cumhuriyet – Mustafa Bilgin

Bir Asrın Ardından Sovyet Sinemasının Öğretileri ve Eleştirileri – Volkan Bağırgan

Sosyalist Gerçekçilik: “Büyük İnsanlık” Sanatını Arıyor – Efe Eğilmez

Bunu paylaş:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*