Edebiyat
Aşk Önce Geldim – Ziza Rumas
Aşk Önce Gelişin Serencamı Zamanı istediğiniz kadar alsanız da geriye, nereden ve nasıl çıkıp geldiğini bilemeden, ne ile tanısını koyabileceksiniz aşkın. Ki siz efendilerime söyleyeyim, sonradan gelmenin görücü usulünce, naif cisminizi vampir dişli testeresinin altına [Okumaya devam et…]
Martın Yirmibiri – Ahmet Ayberk Aykul
Nevruzdaki o kelebeği gördüm bu gece Kanadında küçük bir tanrı dokunuşu benek Gözleri karanlıkta Nevruzdaki o kelebeği gördüm bu gece Bu gece nehirler durdu göl oldu sonra Zaman akmayı bıraktı “an” oldu Ve bir trafik [Okumaya devam et…]
Aydın – Nilgün Zülfü Işık
Kaybolmuşlara ışık olmak isterken, kendi karanlığını fark etmek! Gerçek olgunluk bu olmalı! Kendini reddetmeden kabul etmek!. Ve ben, senin bu “kabul ediş tarzı”nla, etrafımı ve kendimi yeniden okumayı öğreniyorum, Kendim okumayı öğrenemez miydim? O zaman [Okumaya devam et…]
Ötelenmiş Acılar – İsmet Şengül
Yazarın Notu: Merhabalar saygı değer Azizm okuyucuları. Devamı bu sayıda yayınlanması gereken yaşam döngüsü ve varoluşçuluk yazısını gelecek sayıya bırakmak zorunda kaldım. Malum ben inşaat işçisiyim mesleğim ve işlerin aşırı durağanlığı gereği üç dört hafta [Okumaya devam et…]
Aydınısı Tını – Ziza Rumas
“Fikir, herhalde kendine bir sığınak ararken kurtlanmış olmalı; madem ki beyinden başka ağırlayan olmamış…” Cioran Henüz diğer canlı güdüsü kadarıyla hayata tutunmayı becerebilen bir tür iken bir gün ne olduysa yüzünü göğe çevirdi, bir daha [Okumaya devam et…]
Aydınımız Bilinçli mi? – Adnan Binyazar
Molière, Türkçeye Kibarlık Budalası adıyla çevrilen komedyasında (Le Bourgeois Gemtilhomme), kibarlık budalalığına kapılan Mösyö Jourdain’le alay ederken, onu budalalıktan dangalaklığa sürükleyen öğretmenleri de ince alayıyla serseme çevirir. Herkesi alaya alanların, gerçekte, onunla alay edildiğinin ayrımına [Okumaya devam et…]
Deva – Petek Aysima Can
Şimdi değil Baksana çiçekler yeni soldu. Daha açacaklar. Şimdi olmaz Gitmek için çok erken.. Bilirsin ki zamansız vedaları sevmem. Adının, yüzünün, elinin olduğu yerde vedaları sevemem ki.. Sen benim, Ay’ım Mira’m Gökyüzüm’m Kuşlar gitsin sen [Okumaya devam et…]
Yağmurun Iskaladığı Ağaç – Batuhan Suiçmez
İyi hatırlarım: Ormanın yağmurla şen şakrak, adamotuna dönmüş sevgililer gibi iç içe olduğu bir gündü, çok iyi hatırlarım. İyi hatırlarım meşeleri, kavakları; gökyüzüne tehditle ve zarafetle uzanan dalları. Karıncaları, sincapları hele! Hele o öpüşler demetini, [Okumaya devam et…]
Yakalım Geceyi – Ahmet Ayberk Aykul
Daha karanlıktı dünya, kavuşmaz dağlar yoktu; denizler, toprak yoktu. Ben yoktum, şiir yoktu. Bir sen vardın bir de fırçanın telleri, inceden orda ben Sen renk tanrıçasıydın, çize çize, tüketmiştin bizi. Gerçeği yok etmek üzre [Okumaya devam et…]
