Hırs – Özgür Karakaya

Hırs gelir, göz kararır; hırs gider, yüz kızarır

Voltaire

Hırs, Arapça eski bir kelimedir.  Kapitalizmin de yücelttiği bir duygudur. Sözlüğümüz de Hırsı:  1- Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku 2- Öfke, kızgınlık olarak tanımlamıştır.

Başarıyı tekellerine alan, amaca ulaşmak için her şeyin mubah olduğunu başkalarının haklarına dahi göz koymayı meşrulaştırır. İnsanı bencilliğe sürükleyerek, yaşamını kısıtlamaktadır…

Yaratıcı düşünmeyi engellemektedir. Kinden beslenerek yıpratıcıdır. İnsanı insanlıktan çıkarmaktadır. Hırs geldiğinde insanı ucuzlatmaktadır ve gözünü de karartır.

Kıyaslama olduğunda hırs gelmektedir. Sabit fikirliliği, kazanmak için şerefini kaybetmekten çekinmemeyi getirir. Kaybetme korkusunu artıran, kontrolsüz güçtür. Adeta insanın prangası gibidir ve hüsran sebebidir.

Haksızlık yapmayı getirir. Gerçekleri göstermemektedir. Empati yapılmamaktadır. Elde etmeye çalışılan için başkalarına zarar vermeye uzanır. Maratonda başla dendiğinde deli gibi koşmaya başlamadır. Kilometreler sonra dili dışarıda yerde yatandır.

Aklı perdelemektedir. Hırsın başladığı yerde saf duygulara yer verilmemektedir. Takdir etmemeyi, beğenmemeyi getirir. Mantığın kaybedilmesine neden olmaktadır. Hırs aklı yozlaştırır ve gaflete sürüklemektedir. Hırsı ve egoyu besleyen davranışlardan uzaklaşılmalıdır. Albert Einstein‘ın da dediği gibi “Çok bilgi az ego Çok ego az bilgi”.

Amaca ulaşılması için, huzurlu olmak için de insanın arınması gereklidir. Yüksek üretimlerin temelinde gelişmiş ve doğru bilgi, hayal gücü, yaratıcılık, kararlılık, özgüven gibi insani duygular olduğu hatırlanmalıdır. Yaşamı bir okul gibi görerek ve başımıza gelen olayları tesadüf olarak değil neden sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirmelidir.

***

Görsel: Numara 16 (1950) – Jackson Pollock

*https://issuu.com/azizm/docs/azizmsanatedergi139

Bunu paylaş: